FARABİ
 


Kısa boylu, köse sakallı, zayıf nahif bir bünyeye sahip olup yaşadığı sürece giydiği Orta Asya Türk kıyafetini hiç değiştirmeyen Farabi, maddiyata değer vermeyen, şöhret ve gösterişten nefret eden, ruh ve ahlak temizliğini her şeyin üstünde tutan bir zahid gibi yaşamıştır. Farabi günlük ihtiyacını karşılayacak dört dirhemden başkasını kabul etmemiştir. Büyük bir mantıkçı olan Farabi bu alandaki üstün başarısından dolayı Muallim-i Evvel (İlk Hoca) olan Aristo’dan sonra Muallim-i Sani (İkinci Hoca) olarak anılmıştır.
Farabi’nin felsefi sistemi,varlığın ilkesini manevi saymakla birlikte geometri ve mantığı temel alan, fizikten (tabiat bilimleri) hareketle metafiziğe yükselen bir sistemdir.

FELSEFE ÖĞRENMENİN AMACI;
Felsefe öğrenmekteki amacın ne olduğunu hususuna gelince, amaç yüce yaratıcıyı bilmek. onun hareket etmeyen (değişikliğe uğramayan)”Bir olduğunu, her şeyin etkin sebebinin O olduğunu, o’nun, kendi cömertliği, hikmet ve adaleti ile bu aleme düzen veren olduğunu bilmektir. Filozofun yapması gereken şey de insanın gücü ölçüsünde Yaratıcıya benzemesidir...devam

anasayfa   web sitelerim